Obama: “İran’da adaylar arasında fark yok”

17 06 2009
Obama: “İran’da adaylar arasında fark yok”  

 

WASHINGTON (İHA) – ABD Başkanı Barack Obama, İran’daki iktidar mücadelesinin ülkenin gelecekte izleyeceği politikalar açısından o kadar da önemli olmadığını söyledi.
Obama, seçimleri kazandığı açıklanan Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ile başlıca rakibi reformcu Mir Hüseyin Musavi arasındaki farkların abartıldığını belirtti.
Bu ifadelerin, Obama yönetiminin İran’daki iktidar mücadelesinin içine çekilme kaygısını yansıttığı ifade ediliyor. Bu arada geçen sonbaharda başkanlık yarışını kaybeden Cumhuriyetçi John McCain, Obama’nın “yolsuzluklarla dolu, sahte, düzmece” seçime karşı sesini yükseltmesi gerektiğini söyledi. Obama ise şimdilik seçimlerde usulsüzlük tartışmasına karışmayı reddediyor.
Obama dünkü açıklamasında İranlıların sesinin duyulması gerektiğine inandığını, ancak kendisinin bu meseleye karışıyor izlenimi vermek istemediğini söyledi. Analistler, Obama’nın tutumunun, ABD’deki bazı istihbarat raporlarının Ahmedinejad’ın 12 Haziran seçimlerini gerçekten kazandığına işaret ediyor olmasından kaynaklandığını belirtiyor.
Mir Hüseyin Musavi, İran’da başbakanlık makamı feshedilene dek sekiz yıl başbakanlık yapmıştı. Bundan önce, Tahran Üniversitesi’nde İslami mimari okuduğu günlerde, eşi Zehra Rahnavard ile birlikte Şah rejiminin devrilmesinde aktif rol oynadı. 1979′da İranlı militanların bir grup Amerikalı’yı rehin almasını destekledi; bunun “devrimin amaçlarına hizmet ettiğini” söyledi. 1981′de Humeyni’nin de desteği ile başbakan olduğunda, muhalefete izin vermemekle suçlandı. Reformcu isimlerden Rafsancani 1989′da Cumhurbaşkanı olduğunda onu ve diğer sertlik yanlılarını hükümetine almayı reddetti. Böylece başbakanlıktan ayrılan Musavi, 20 yıl kamuoyundan uzak durdu.
İki önemli konseyin üyesi olmasına rağmen, zamanının çoğunu mimarlığa, ders vermeye, resim yapmaya ve şiire ayırdı. 1997′de reformcu harekete katılan Musavi, cumhurbaşkanı adaylığı önerisini reddetti ve Muhammed Hatemi’yi destekledi. Hem kendisi hem de eşi, Hatemi’nin sekiz yıllık liderliği boyunca danışmanlık yaptılar. Hatemi de geçen Mart ayında İran’daki seçim yarışından çekilerek Musavi’yi destekledi. Eski rakibi Rafsancani de kampanyada Musavi’ye destek verdi. Mir Hüseyin Musavi kampanyası boyunca daha fazla kişisel özgürlük çağrısı yaptı.
Ülkenin nükleer programının durdurulmasına karşı olduğunu da söyleyen Musavi “nükleer teknoloji ile nükleer silah arasındaki farkı gözeten şu anki politikadan memnun olduğunu” belirtti. Eşi Zehra Rahnavard da kampanyada kadınlara daha fazla özgürlük çağrıları yaptı. Rahnavard, kadını özgürleştirdiğini söylediği başörtüsünün ateşli bir savunucusu. Ancak başka kadınların başlarını örtmeme hakkını da tanıdığını söylüyor.

 





Saadet’te Hizbullah açığı

29 04 2009
 İran’a kimin davetlisi olarak gittiğini gizleyen Erbakan’ı ülkenin Hizbullah partisinin çağırdığı ortaya çıktı. Saadet Partisi hemen bir açıklama yaparak, ‘Hocamızın kendi şahsi gezisidir’ dedi.

Akşam’ın haberine göre siyaset yasağı kaldırılan ve Saadet Partisi’nde (SP) Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı’na getirileceği konuşulan eski Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan ile partisi arasında ‘Hizbullah çatlağı’ patlak verdi. İran’a 10 günlük sürpriz bir ziyarette bulunan Erbakan’ın, İran’ın Hizbullah Partisi ile işbirliği yaptığı ortaya çıktı. İran dönüşünde basın toplantısı düzenleyen Erbakan, Hizbullah’ın adını anmadan, ‘Ayetullah Harrazi’nin genel başkanlığını yaptığı parti ile toplantılar yaptık. Yeni bir dünya düzeninin kurulması için ortak örgütler oluşturulacak. Ortak çalışmaları Türkiye’de Saadet Partisi, İran’da Harrazi’nin partisi yürütecek’ demişti. Erbakan’ın sözünü ettiği Harrazi’nin, İran Hizbullah Partisi’nin lideri Ayetullah Seyyid Muhammed Bager Harrazi olduğu anlaşıldı. Erbakan Hoca’nın, SP adına İran Hizbullahı ile işbirliği yapması, partide ciddi bir krize neden oldu. Erbakan’ın Hizbullah’la yaptığı anlaşmayı üstlenmeyen SP yönetimi, partinin böyle bir kararının bulunmadığını bildirdi ve Erbakan’ın SP adına yaptığı açıklamaları reddetti.

KENDİ ŞAHSİ GEZİSİ

SP Genel Sekreteri Turhan Alçelik, Erbakan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin eski bir başbakanı olarak İran’a gittiğini belirterek şunları söyledi: ‘Bu gezinin SP ile en küçük bir bağlantısı ve alakası yok. Hocamızın kendi şahsi gezisidir. Partimizin kurumsal kimliği ile bağlantılı bir ziyaret değildir. Erbakan Hocamız, bir eski başbakan olarak kendi adına İran’a gitmiştir. İran’daki parti ile yapılan görüşmeler ve anılan işbirliğinin de SP ile bir bağlantısı yoktur. Partimizin bu konuda aldığı bir karar, attığı bir adım veya bir düşünce de bulunmamaktadır. Zaten Anayasamıza ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre yabancı bir ülkedeki siyasi parti ile kurumsal işbirliğine gidilmesi de mümkün değildir.’ Alçelik, İran gezisine Erbakan ile birlikte katılan SP Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu için de, ‘Sayın Karamollaoğlu bu geziye Hocamızın tercümanı olarak katılmıştır. Partimizi temsilen yer almamıştır’ diye konuştu.

TÜRKİYE’Yİ TEHDİT ETMİŞTİ

İran Hizbullahı’nın lideri Harrazi, 18 Nisan 2006′da yaptığı bir açıklamada ABD’nin İran’a saldırması durumunda, dünyadaki tüm ABD hedeflerine intihar saldırıları düzenleyeceklerini söylemişti. Tehditlerini Türkiye’ye yönelik olarak da sürdüren Harrazi, ‘Eğer ABD, Türkiye’deki üsleri kullanır, Türkiye’den yardım alırsa, hiç şüpheniz olmasın ki size de saldırırız. Bize saldırana kim destek verirse versin, karşılıksız bırakmayacağız. Öyle bir karşılık vereceğiz ki, El Kaide’nin eylemleri yanında hiç kalacak’ demişti. Harrazi, Türkiye’deki yasadışı Hizbullah’la bir bağlantıları olmadığını da belirtmişti.