
-“BİZLE DE PAYLAŞIN DA KAYGILANACAK BİR ŞEY OLMADIĞINI BİZ DE GÖRELİM”-
Başbakan Erdoğan’ın söz konusu belgenin ortaya çıkmasının ardından buna karşı mücadele kararlılığını ortaya koyduğunu anımsatan Baykal, Erdoğan’ın AB Büyükelçilerine ise “biz kurumlar olarak biriz, belge Türkiye’yi sarsmadı” mesajı verdiğine işaret etti. Baykal, “Bu 12 gün içinde başbakanın teşhisini ‘iktidara yönelik komplo’dan, ‘hep beraber bu olayı götürüyoruz’ noktasına getiren hangi süreçtir, ne oldu? Bizim anlayışımızı etkileyecek yeni bir şey yok. Genelkurmay’ın ‘hakaret sayarım’ sözünden çıkarak Genelkurmay’ın bilgisinin olmadığı sonucun çıkarıyoruz ama yukarıda bir uyum var. Ama o uyumun nedenini bizle de, milletle de paylaşsalar da biz de millet olarak kaygılanacak hiçbir şeyin olmadığı görüversek” dedi.
-”ELBETTE İMZA BENZEYECEK”-
Belgenin altında imzası olan Kurmay Piyade Albay Dursun Çiçek’in hala görevde olduğuna dikkat çeken Baykal, ortada halen belge ile bir tartışma olduğunu kaydetti. Belgenin fotokopi mi yoksa orijinal belge olup olmadığının dahi netlik kazanmadığını söyleyen Baykal, Emniyet yetkililerinde belgenin aslının olduğuna yönelik haberlerin çıktığını anlattı. Emniyet ve yargıya belgenin orijinalinin nasıl geldiğinin araştırılmadığını, bunun yerine imzanın benzerliğinin tartışıldığını kaydeden Baykal, “Yani eğer fotokopideki imza benzemiyorsa buna şaşmak lazımdır. Elbette imza benzeyecektir. Belli bir kişiye ait olduğu iddia edilmek için bu belge yapıldı. İmzanın taşınması kadar sıradan bir uygulama yoktur. Neyi tartışıyoruz” dedi.
-“HAZMETMEMİZİ BEKLEMEYİN”-
Baykal, söz konusu konu karşısındaki sükuneti, sessizliği, bu iddialar karşısındaki rahatlığı izah etmenin mümkün olmayacağını ifade ederek, “Öyle bir noktaya gelinmiştir ki; bu belge doğru da olsa önemli değildir, doğru olmasa da önemli değildir.. Bunu hazmettirmeyi sanki birileri sağlamaya çalışıyormuş gibi bir şey var. Ama bunu sindirmeye hazır değiliz. Gerçekten belge varsa gereğinin yapılmasını mutlaka istiyoruz. Eğer bu tertip ise Genelkurmay’ın ‘eğer doğru değilse ne olur görürüz’ sonucunu görmek istiyoruz. Bizim içimize sindirmemizi kimse beklemesin” dedi. Konuyla ilgili bir teslimiyet noktasına gelindiğini kaydeden Baykal, “Anlayış birliğinin ortaya çıktığın görüyoruz ama bunun dayanaklarını milletin görmesi lazımdır. Gerçekten telaş gerektiren bir durum yok mudur. Öyle anlaşılıyor ki yoktur. Albay yerinde. Eğer yoksa neyi bekliyoruz? Nerden çıkmıştır, bunun altında ne yatıyordu. ‘Canım onu kurcalamayalım’. Türkiye’nin tutarlılığa, verilen sözlerin arkasında durulduğunu görmenin ihtiyacı var. Bunu sağlamalıyız. Ben umudumu kaybetmedim” dedi.
-“BU İTHAMI KİM NASIL NE CÜRETLE YAPIYOR”-
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “teselli” ederek, “merak etmeyin gerçekler gizlenemez” dediğini anımsatan Baykal, “Evet gizlenemez ama biz bugün ortaya çıkmasını istiyoruz, derhal ortaya çıkmasını bekliyoruz” dedi. Bu olayın iki sonucunun da Türkiye’yi ciddi ve derinden bir şekilde etkileyeceğini ifade eden Baykal, “Olabilir diye geçiştiremeyiz. Öyle bir şey varsa onun derhal bütün ayrıntılarıyla çıkması gerekir. Bu TSK’nın örgütsel bütünlüğünü bir kurum olarak işler anlayışını yer yer kaybetmiş olduğunu bize gösterir. Bu vahim bir tablodur. Böyle bir durum söz konusu değilse Anayasaya saygılı bir anlayış doğrultusunda Genelkurmay Başkanının ifa ettiği doğrultuda bir kurum ise bu ithamı kim yapıyor. Ne cüretle, ne amaçla yapıyor. Nasıl yapabiliyor, nerelerden güç alarak yapıyor. Nasıl böyle etkin olabilmiştir. Bunun belgeleri nasıl emniyetin yargının elinde dolaşma fırsatını elde edebilmiştir. Bu öbür ihtimalden daha da vahimdir” dedi.
-“BİZLE DE PAYLAŞIN DA KAYGILANACAK BİR ŞEY OLMADIĞINI BİZ DE GÖRELİM”-
Başbakan Erdoğan’ın söz konusu belgenin ortaya çıkmasının ardından buna karşı mücadele kararlılığını ortaya koyduğunu anımsatan Baykal, Erdoğan’ın AB Büyükelçilerine ise “biz kurumlar olarak biriz, belge Türkiye’yi sarsmadı” mesajı verdiğine işaret etti. Baykal, “Bu 12 gün içinde başbakanın teşhisini ‘iktidara yönelik komplo’dan, ‘hep beraber bu olayı götürüyoruz’ noktasına getiren hangi süreçtir, ne oldu? Bizim anlayışımızı etkileyecek yeni bir şey yok. Genelkurmay’ın ‘hakaret sayarım’ sözünden çıkarak Genelkurmay’ın bilgisinin olmadığı sonucun çıkarıyoruz ama yukarıda bir uyum var. Ama o uyumun nedenini bizle de, milletle de paylaşsalar da biz de millet olarak kaygılanacak hiçbir şeyin olmadığı görüversek” dedi.
-”ELBETTE İMZA BENZEYECEK”-
Belgenin altında imzası olan Kurmay Piyade Albay Dursun Çiçek’in hala görevde olduğuna dikkat çeken Baykal, ortada halen belge ile bir tartışma olduğunu kaydetti. Belgenin fotokopi mi yoksa orijinal belge olup olmadığının dahi netlik kazanmadığını söyleyen Baykal, Emniyet yetkililerinde belgenin aslının olduğuna yönelik haberlerin çıktığını anlattı. Emniyet ve yargıya belgenin orijinalinin nasıl geldiğinin araştırılmadığını, bunun yerine imzanın benzerliğinin tartışıldığını kaydeden Baykal, “Yani eğer fotokopideki imza benzemiyorsa buna şaşmak lazımdır. Elbette imza benzeyecektir. Belli bir kişiye ait olduğu iddia edilmek için bu belge yapıldı. İmzanın taşınması kadar sıradan bir uygulama yoktur. Neyi tartışıyoruz” dedi.
-“HAZMETMEMİZİ BEKLEMEYİN”-
Baykal, söz konusu konu karşısındaki sükuneti, sessizliği, bu iddialar karşısındaki rahatlığı izah etmenin mümkün olmayacağını ifade ederek, “Öyle bir noktaya gelinmiştir ki; bu belge doğru da olsa önemli değildir, doğru olmasa da önemli değildir.. Bunu hazmettirmeyi sanki birileri sağlamaya çalışıyormuş gibi bir şey var. Ama bunu sindirmeye hazır değiliz. Gerçekten belge varsa gereğinin yapılmasını mutlaka istiyoruz. Eğer bu tertip ise Genelkurmay’ın ‘eğer doğru değilse ne olur görürüz’ sonucunu görmek istiyoruz. Bizim içimize sindirmemizi kimse beklemesin” dedi. Konuyla ilgili bir teslimiyet noktasına gelindiğini kaydeden Baykal, “Anlayış birliğinin ortaya çıktığın görüyoruz ama bunun dayanaklarını milletin görmesi lazımdır. Gerçekten telaş gerektiren bir durum yok mudur. Öyle anlaşılıyor ki yoktur. Albay yerinde. Eğer yoksa neyi bekliyoruz? Nerden çıkmıştır, bunun altında ne yatıyordu. ‘Canım onu kurcalamayalım’. Türkiye’nin tutarlılığa, verilen sözlerin arkasında durulduğunu görmenin ihtiyacı var. Bunu sağlamalıyız. Ben umudumu kaybetmedim” dedi.
-“BU İTHAMI KİM NASIL NE CÜRETLE YAPIYOR”-
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “teselli” ederek, “merak etmeyin gerçekler gizlenemez” dediğini anımsatan Baykal, “Evet gizlenemez ama biz bugün ortaya çıkmasını istiyoruz, derhal ortaya çıkmasını bekliyoruz” dedi. Bu olayın iki sonucunun da Türkiye’yi ciddi ve derinden bir şekilde etkileyeceğini ifade eden Baykal, “Olabilir diye geçiştiremeyiz. Öyle bir şey varsa onun derhal bütün ayrıntılarıyla çıkması gerekir. Bu TSK’nın örgütsel bütünlüğünü bir kurum olarak işler anlayışını yer yer kaybetmiş olduğunu bize gösterir. Bu vahim bir tablodur. Böyle bir durum söz konusu değilse Anayasaya saygılı bir anlayış doğrultusunda Genelkurmay Başkanının ifa ettiği doğrultuda bir kurum ise bu ithamı kim yapıyor. Ne cüretle, ne amaçla yapıyor. Nasıl yapabiliyor, nerelerden güç alarak yapıyor. Nasıl böyle etkin olabilmiştir. Bunun belgeleri nasıl emniyetin yargının elinde dolaşma fırsatını elde edebilmiştir. Bu öbür ihtimalden daha da vahimdir” dedi.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2009′da yapılacak yerel seçimlerde partisi AKP’nin ikinci
2010′DA 10 MİLYAR DOLARLIK 




Son Yorumlar